Antepli Şahin
Ben Antepliyim, Şahin’im ağam.Mavzer omzuma yük.Ben yumruklarımla dövüşeceğim.Yumruklarım memleket kadar büyük.Hey, hey! Yine de hey hey!Kaytan bıyıklarım, delişmen çağımDüşman kurşunlarına inat köprü başındaMemleket türküleri çağıracağım. Bu dağlarda biz yaşarız, bu dağlar bizim dağımız.Namusumuz temiz, bayrağımız hürAnalarımız, karımız, kızımız, kısrağımızBurda erkekçe döğüşür Bir bayrak dalgalanır Antep kalesi üstündeAlı kanımdaki al, akı alnımdaki akBayraklar içinde en güzel […]
Cebeci İstasyonu ve Sen
Cebeci İstasyonunda bir akşam üstüİncecikten bir yağmur yağıyordu yollaraYeni baştan yaşıyorduk kaderimiziSıcak bir kara sevdaYüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu;Acımsı, buruk.mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içindeSessizliği üstümüzden atamıyordukBir saçak altında kararsız, yorgunSaatlerce duruyordukKimse görmüyordu bizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstüYeni baştan yaşıyorduk kaderimiziCebeci İstasyonunda bir akşam üstüBir başka türlüydü bu insanlarSen bir başka türlüydünGözlerin yine öyle bir […]
Anadolu
Ben AnadoluyumYıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç Şükrederek, kalktığım sofralarımdaYa soğan ekmek olur, yahut bulamaç Hastalarım vardı ölüm yataklarındaNe doktor yüzü gördüm, ne ilaç Zaman zaman nankör çıktı büyütüp okuttuğum Gölge vermedi çok kere diktiğim ağaç… Devlet denince hep vergi geldi aklımaJandarma deyince kırbaç En gümrah ırmaklarım boşuna akıp gittiÜç beş adım ötesinde toprağım […]
Sen Sen Sen
Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yenidenDağbaşı yalnızlığı ölümden beterHiç kimse aramasa sormasa beniSen gelsen yeter Huzur ellerinin güzelliğidirGözlerin karşımda mutluluk deniziHer sabah soframızda ekmeğimiziSen bölsen yeter Yüreğim seninle yaylalar kadar serinNe bir çizgi hasret, ne bir nokta gamYayla dumanı gibi gözlerime her akşamSen dolsan yeter Bende çaresizlik sonsuz kördüğümBende sabır sende nazGündüzünden vazgeçtim düşümde birazBir yüz […]
Bir Ölünün Mektubu
Hazret-i Süleyman’a bile kalmadı dünyaBaki olan bir tek AllahBütün günahları size bırakıpÖlmüşüz elhamdülillahKaygımız yok bizim yiyip içmektenÜstümüz başımız temiz.Bir şey yediğimiz yok ki zatenOruçluyuz hepimiz.Gün aşırı Kabristana bir ölü getirirlerKalkıp “hoş geldin” deriz.Canımız sıkılırsa geceleri uzayıpAkan yıldızları seyrederiz.Oyuncaksız, salıncaksız küçük ölülerYeni arkadaşlar tanır.Kimse ağlayamaz ki zaten buradaBüyük ölülerden utanır.“Öldük de kurtulduk Allah’a şükür”Bir ölü arkadaş […]
Şaşırdım Kaldım İşte
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla, Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla, Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla, Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla, Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla, Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla, Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla, Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla.. Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle, Öldür bendeki beni, sonra dirilt kendinle, Çarpsan karasevdayı […]
Gözlerin İstanbul Oluyor Birden
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.Martılar konuyor omuzlarıma,Gözlerin İstanbul oluyor birden.Akşamlardan, gecelerden, senden uzağımŞiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esenDurgun sular gibi azalacağımBir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.Şarkılarla geleceksin, duygulu, inceYalnız gözlerime bak diyeceksin.Ellerim usulca ellerine değinceKaybolup gideceksinBir elim seni çizecek bütün pencerelereBir elim seni silecek.Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kereSenin için yeni baştan can […]
Necip Fazıl Kısakürek’in en sevilen 50 şiiri
Akmayan yaşlarla sıcacık yüzün;yavrum, bugün seni pek üzgün gördüm.Gözünde bir küçük noktadır hüzün,Neşeni ne bugün, ne de dün gördüm.Eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun,Birikmiş sulardan daha durgunsun,Görünmez bıçakla içten vurgunsun,Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.Geçti bir cenaze peşinde ömrüm;Bilemem, vardığın neresi, bugün?Her gün yürüdüğün kadar yürüdün,Arkasından kendi ölünün; gördüm. */* Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş […]
Sezai Karakoç’tan Seçme Şiirler
Anneler Ve Çocuklar Anne ölünce çocukBahçenin en yalnız köşesindeElinde bir siyah çubukAğzında küçük bir leke Çocuk öldü mü güneşSimsiyah görünür gözüneElinde bir ip nereyeBilmez bağlayacağını anne Kaçar herkestenDurmaz bir yerdeAnne ölünce çocukÇocuk ölünce anne Kar Şiiri Karın yağdığını görünceKar tutan toprağı anlayacaksınToprakta bir karış karı görünceKar içinde yanan karı anlayacaksın Allah kar gibi gökten yağıncaKarlar […]
Ölüm (Leyla ile Mecnun)
Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğindeBir kış güneşliğindeFakat baktım bu ölüm değil diriliştirTabiatı aşan bir bildiriştirNe güz ne sarı renk bu göçü anlatırBu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatırGörünüşte kırmızı gerçekte yeşilGörünüşte öç hakikatte değilFaninin sonsuzla barışmasıAffın mağfiretle yarışmasıYaprağın düşüşü değil bu toprağaBir yıldırım çarpışıdır dağaSonbahar değil ilkbahardırÖlümden sonra ölümsüz hayat vardırBulutlar açılır güneş çıkarYağmur taneleri […]
Donuk Aşk
Yine akşam oldu,Yalnızlık omuzlarıma çivisini çaktı yine,Uzaklık aynı gerçi,Heryerdeyken olan uzaklığın pek değişmedi,Yine akşam oldu orda olduğu gibi,Görebiliyorum seni burdan da,Aynısıydı ordayken de,Uzaklıktan korkmuyorum belki de,Orada da aynıydı uzaklık gerçiDonuklaşmış oldu artık bu,Bir o kadar da hüzünlü romanlar gibi,Galiba ben baştan kaybetmişim,Belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş… (KAYNAK : ANTOLOJİ)
Monna Rosa -II- Ölüm ve Çerçeveler
Bir lamba yanıyor, hafif ve sarı;Garip bir yolculuk, tren ve Gülce.Bir hançer bölüyor, ah, rüyaları:Bir rüya, bir hançer, bir el; ve, ve, ve… Lambalar yanıyor, hafif ve sarı;Gece kar yağacak sabaha kadar.Toprakta et, kemik çıtırtıları…Yarı ölüleri bir korku tutarDeğince bir taşa kafatasları.-Ölüler ki yalnız tırnakları var,Ve yalnız burkulmuş diz kapakları…- Bir lamba yanıyor, hafif ve […]