Otuzbeş Yaş Şiiri
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.Dante gibi ortasındayız ömrün.Delikanlı çağımızdaki cevher,Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,Gözünün yaşına bakmadan gider.Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?Benim mi Allahım bu çizgili yüz?Ya gözler altındaki mor halkalar?Neden böyle düşman görünürsünüz,Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?Zamanla nasıl değişiyor insan!Hangi resmime baksam ben değilim.Nerde o günler, o şevk, o heyecan?Bu güler yüzlü adam ben […]
Sardunyaya Ağıt
İkindiyin saat beşte Başgardiyan Rıza başta Karalar bastı koğuşa İkindiyin saat beşte Seyre durduk tantanayı Tutuklayıp sardunyayı Attılar dipkapalıya İkindiyin saat beşte Yataklık etmiş zaar Suçu tevatür ve esrar Elbet bir kızıllığı var İkindiyin saat beşte Dirlik düzenlik kurtulur, Müdür koltuğa kurulur Çiçek demire vurulur İkindiyin saat beşte Canların gözü yaşta, Aklı idamlık yoldaşta, Yeşil […]
Yapraktı
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere, Yaşadığından uzun; Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere. Ağacın yüksekliğince, Dalın yüksekliğince rüzgarda; Ve bir yeni ö’mü’r Vardığın çimen yeşilliğince. Can Yücel
Bekleyen
Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,Ben, peşine düşmüş bir canavarım!İstersen dünyayı çağır imdada;Sen varsın dünyada, bir de ben varım! Seni korkutacak geçtiğin yollar,Arkandan gelecek hep ayak sesim.Sarıp vücudunu belirsiz kollar,Enseni yakacak ateş nefesim. Kimsesiz odanda kış geceleri,İçin ürperdiği demler beni an!De ki: Odur sarsan pencereleri,De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran! Göğsümden havaya kattığım zehir,Solduracak bir gül […]
İstanbul Hastası
Ben mi ?İstanbul romansa eğer Bir sayfasıyım Gemi ise Tek Tayfasıyım Şiir Gece Deniz Martı Şarkı ışık Mevsim Mehtap İstanbul Hastasıyım Ben Onun ” Son sayfasıyım “ Sadri Alışık
Ahmet Selçuk İlkan’ın Şiirlerinden Seçmeler
Ben Artık Sen Olmuşum Şiiri ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşumsenden öncesi yoktu seninle var olmuşumsende bütün ümitler, sende bütün özlemlerbeni bende arama artık ben sen olmuşum Ben Aşkı Ölümsüz Bilenlerdenim İstemem sevgili yüzüme gülmeEğer ki sonunda ağlatacaksanİstemem sevgilim ümitler vermeSonunda dünyamı karartacaksan Ben aşkı ölümsüz bilenlerdenimBir ömür boyunca sevenlerdenimEllerin ellerime değmesin derimEğer ki […]
Çile..
Gaiblerde bir ses geldi: Bu adam,Gezdirsin boşluğu ense kökünde!Ve uçtu tepemden birdenbire dam;Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,Ok çekti yukardan, üstüme avcı Ateşten zehrini tattım bu okun,Bir anda kül etti can elmasımı.Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un,Kustum, öz ağzımdan kafatasımı Bir bardak su gibi çalkalandı dünya;Söndü […]
Anneme
Anne girdin düşüme.Yorganın olsun duam;Mezarında üşüme. Anlamam, anlatamam.Düşen düştü peşime,Artık vadeler tamam… Necip Fazıl Kısakürek
Karacaahmet
Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet! Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde? Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta… Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek. Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık. Ebedi […]
Sakarya Türküsü
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş […]
Canım İstanbul
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,Ve kavuşmuş rüzgar onda, onda misale. İstanbul benim canım;Vatanım da vatanım… İstanbul,İstanbul… Tarihin gözleri var, surlarda delik […]
Kaldırımlar
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.Yolumun karanlığa saplanan noktasında,Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.Biri benim, biri de serseri kaldırımlar. İçimde damla damla bir korku birikiyor;Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler…Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;Gözüne mil çekilmiş bir ama […]